ende

Hava Durumu

49793 Ziyaretçi

Anket




E-Bülten

Blog

Sosyal Medya

Sosyal Medya

 

Sosyal medya, yayın aracı monologlarını (birden çoğa) sosyal medya diyaloglarına (çoktan bire) dönüştürmek için internet ve web tabanlı teknolojiler kullanmaktadır. Bu, insanları içerik tüketicilerinden içerik üreticilerine çeviren bilginin ve bilimin demokratikleşmesini desteklemektedir.

Sosyal medya, oldukça yüksek ulaşılabilir ve ölçeklenebilir yayınlama teknikleri kullanılarak oluşturulan sosyal etkileşim ile yayılması için tasarlanan medyadır.

Örnek Sosyal Medya Siteleri:

  • Sosyal İmleme (Social Bookmarking) (Del.icio.us, Blinklist, Simpy) Web sitelerini etiketleyerek veya başkaları tarafından imlenen web sitelerini arayarak etkileşim kurun.
  • Sosyal Haberler (Social News) (Digg, Propeller, Reddit) Makalelere oy vererek ve bunlar hakkında yorum yaparak etkileşim sağlayın.
  • Sosyal Ağ. (Social Networking) (Facebook, Hi5, Last.FM) Arkadaş ekleyerek, profiller hakkında yorum yaparak, gruplara katılıp tartışmalara girerek etkileşim sağlayın.
  • Sosyal Resim ve Video Paylaşma (Social Photo and Video Sharing). (YouTube, Flickr) Fotoğraf ve video paylaşarak ve kullanıcı eklemelerine yorum yaparak etkileşim kurun.
  • Wikis. (Wikipedia, Wikia) Makale ekleyerek ve mevcut makaleleri düzenleyerek etkileşim kurun.

Sosyal Medyayı ve online pazarlamayı kullanarak firmanızın nasıl büyüyeceğini planlar sizin için sosyal medya etkileşiminizi yönetebiliriz.


bilgisayar     13.10.2010 00:24:03
Neden Google?

Google

Google benzersiz bir şekilde gelişmiş yazılım ve donanım olanaklarını kullanır. Farkettiğiniz gibi google hızı kendine özgü arama algoritması ve binlerce bilgisayarın ağ üzerinde birlikte çalışmasıyla oluşan süperhızlı bilgisayar yapısına dayanır.

Web sayfalarını derecelendirme sistemi, PageRank(TM) google tarafından tasarlanmıştır ve bütün web arama araçları için temel oluşturmaya devam eder.

PageRank

SayfaDeğeri(PageRank), sitenin doğal demokratik yapısına ve link içeriğine uygun olarak sitenin değerinin bir göstergesidir. Aslında Google, bir linki A sayfasından B sayfasına, B sayfası için A sayfasını kullanarak bağlar. Fakat Google aynı zamanda sayfanın hakkının yenmemesi için bazı içerik analizleri de yapar. Kendisini "önemli" yapan oylar alan bir site önem sıralamasında diğer sitelerin üzerine çıkacaktır.

Önemli, yüksek kalitesi olan siteler, Google'ın her arama yapıldığında hatırladığı, daha yüksek PageRank'a (Sayfa Sıralaması) sahip olurlar. Tabiki, önemli sayfalar eğer aradığınız sorgu ile uyuşmuyorsa size birşey ifade etmezler. Bu sebeble, Google aramalarınızda hem önemli hemde konu ile ilgili sayfaları bulmak için PageRank'ı karmaşık bir metin uyuşma tekniği ile birleştirir. Google aradığınız terim'in kaç defa sayfada görüntülendiğininde ilerisine gidip o sayfanın içeriğini tüm yönleri ile inceleyip (ve o sayfaya link veren sitelerin içeriğini) sizin sorgunuza iyi bir sonuç mu diye karar verir.

Bütünlük

Google'ın karmaşık, otomatikleştirilmiş yöntemleri, arama sonuçları üzerinde insan müdahalesini son derece zor hale getirmektedir. Google arama sonuçlarının içinde reklam yeri satmamaktadır. Google'la yaptığınız her arama, aradığınız konuyla alakalı yüksek kaliteli web sitelerini bulmanın basit, dürüst ve tarafsız bir yoludur. Biz sizin sitenize SEO danışmanlığı yaparak web sitenizi birinci sıraya çıkarmayı hedefliyoruz.

Neden Google?

Çünkü Google en uygun arama sonuçlarını -- ilk ve hızlı -- ulaştırır. Web üzerindeki inanılmaz miktarda bilgi, bu bilgiyi yararlı ve ulaşılabilir bir şekilde gösterebilen kusursuz bir arama servisi gerektirir. Güçlü bir arama aracı olmadan belirli bir web sitesini bulmak imkansız derecesinde zordur.

 
  • Google webe düzen getirir.
  • Google kullanıcılarının 1 milyondan fazla URL'yi aramasına imkan sağlar.
  • Google sadece yazılan terimleri içeren sayfaları gösterir.
  • Google arama terimlerini sayfaların içinde işaretler.
  • Google her sonuçla ilgili bir önizleme olanağı sunar.
  • Google web sayfalarını belleğinde tutar.

bilgisayar     13.10.2010 00:22:54
Web Sitesi Hazırlarken
  1. Sizin pazarlama amacınıza entegre olacak bir gelişim planı hazırlayınız. İçerik amacınızla tutarlı olmalı, grafikler - resimler geleneksel medya ile benzer olmamalı ama markanız, renk seçiminiz ve stilinize uygun olmalı.
  2. Eğer tasarımcı bir firmaya yaptıracaksanız, sizin pazar pozisyonunu anlayacak birileri olmalı. Siteniz,kendi tasarım becerilerini sergileyecekleri bir alana dönmemeli. Şöyle ki grafikler, gif animasyonları, çeşitli eklentiler v.s. ile doldurmamaları gerekir. Tabii ki aynı şekilde tam tersi de geçerlidir; Tasarım firmasıyla anlaşınca egonuzu bir frenleyin önerilere açık olun, site ne kadar da sizin olsa bu işi uzmanları daha iyi düşünebilirler.
  3. Sayfanız çağırıldığında en düşük hızlı internet kullanılan yerde kaç saniyede yüklendiğine bakın, eğer 20 saniyeyi çok geçiyorsa nerede ise 30 saniyeyi buluyorsa kimse sizin sayfanızın yüklenmesini beklemez. Tabii ki hedef kitleniz çok hızlı şekilde kablo ile bağlanıyorsa bu hız farketmez.
  4. Gerçekten çok basit tasarlamalısınız. İçinde gezinmesi çok kolay olmalı. Standart menuleri kullanmalısınız. Sol tarafta local menuler, tepede ise bütün sitenin gezilebileceği menuler olmalı. Herşeyi çerçevede toplamalısınız. İnsanlar yatay çubukları kullanıp sayfayı sağa sola kaydırmak zorunda kalmamalı.
  5. "Digital Hızı" sitenize uyarlayın. İnsanlar bir iki tıklama ile sitenizde ulaşmak istedikleri bölümleri görebilmeliler. Eğer istedikleri bilgileri elde etmek için bir çok menu ile uğraşacaklarsa çabucak sinirleri bozulur.
  6. İçeriğinizi web'e uygun hale getirin. İnsanlar web site içeriğini internetten gazete okur gibi okumazlar. Paragraflarınızı kısa tutun, 2-3 cümleyi geçmeyin. Sayfanızda linklere yer verin ve bütün hikayenizi site de anlatmayın. Bırakın insanlar sizi arasın veya e-mail ile irtibata geçsinler.
  7. Sitenizin Arama motorları tarafından bulunmasını kolaylaştırın. İnsanların sitenizi bulmakta kullanabileceği 10-12 keyword(anahtar kelime) kararlaştırın ve bu kelimeleri sitenizin içeriğine serpiştirin. Sonrada sitenizi Top 10 Arama motoruna ve Türkçe arama motorlarına elle kayıt edin. Türkçe Motorların "Site Ekle" yabancıların "Submit a Site" bölümleri bu iş için hazırlanmıştır. 19-20$ a sitenizi kayıt edeceğini söyleyen programlara pek güvenmeyin. Bu gibi firmalar sizi 350 sayfalık arama listesinin 75.ci sayfasında bir yere atarlar neticede gene kayıt olmuş sayılırsınız. En garantisi kendinizin elle eklemesidir. Top 10 motorda ve Türkçe motorlarda ilk 1-3 sayfalar arasında yer almanız lazım. Yoksa sizi kimse gelip 92. sayfada bulamaz.
  8. Eğer yaptığınız işi çok ciddiye alıyorsanız size çok detaylı istatistikler gerekir. Örneğin:
    * İnsanlar sitenize nereden geliyorlar,
    * Ziyaretçiler sitede nekadar zaman geçirip hangi sayfalara gidiyorlar.
    * Bağlanan insanların ekran çözünürlüğünden tutun daha bir çok gerekli bilgiyi elde edersiniz.
  9. Site tasarımında global düşünün, İnternetteki gelişimler yalnız Türkiye ile sınırlı değil. Dünyadan bir çok insanın erişebileceğini düşünerek hazırlıklarınızı yapın. Konularınızı, yüklenme zamanını iyice dikkate alın ve yabancı dile çevrildiğinde anlamını kaybetmeyecek bir içerik yaratın.

 


internet     27.06.2010 10:44:22
Web Tasarım Yaptıracak Firmaların En Çok Yaptığı 10 Hata

 

 

1. Webi kurumsal bir şirket yerine, freelance birine veya aile dostu birine yaptırmak.

2. Bir kere göreceli olarak yüksek ücret ödeyerek sonuç elde etmek yerine, defalarca düşük ücret ödeyerek hiç sonuç elde etmemek.

3. Web yayına başladığında projenin bittiği yanılgısına düşmek (oysa o sadece bir başlangıç) ve güncelleme yapmamak.

4. Webi müşteri gözüyle ve onların ihtiyaç ve beklentilerini gözönünde bulunduracak şekilde değil, kendi gözüyle ve subjektif değerleriyle oluşturmak.

5. Gerçek hayattaki kurumsallığı sanal hayata aktaramamak (gerçekte gökdeleniniz, çok şık bir vitrininiz veya markanız varsa, sanal hayatta da ona paralel bir varlığınız olmalı). Eğer gerçekte gökdeleniniz yoksa, varmış gibi göstermenin de bir anlamı yok.

6. Arama motorları kriterlerini bilmemek ve sadece görsel güzelliğe önem vererek web yaptırmak.

7. Etkileşimli uygulamaları geliştirmemek, fonksiyonelliğe önem vermemek.

8. Ucuz ama yavaş web barındırma şirketlerini tercih etmek.

9. Projeden ziyade alan ismine önem vermek.

10. Webin tamamını bir reklam ajansına yaptırmak.


Hakan TOPUZOĞLU

HT BİLİŞİM

www.ht.gen.tr


internet     27.06.2010 10:43:41
Halil ile İbrahim'in Hikayesi...

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.

Büyüğü Halil.


Küçüğü ise İbrahim...

Halil, evli çocuklu.

İ
brahim ise bekârmış...

Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...

Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.

Bununla geçinip giderlermiş...

Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

İ
kiye ayırmış lar.

İş kalmış taşımaya.

Halil, bir teklif yapmış :

İ
brahim kar deşim; Ben gidip çuvalları getireyim.. Sen buğdayı bekle.

Peki, abi demiş İbrahim...

Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... .

O gidince, düşünmüş İbrahim:

Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine

Böyle demiş ve

Kendi payından bir miktar atmış onunkine...

Az sonra Halil çıkagelmiş.

Haydi İbrahim. Demiş, önce sen doldur da taşı ambara.

Peki abi.

İ
brahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.
O gidince, Halil düşünür bu defa:

Der ki:

Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.

Ama kardeşim bekâr.

O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

Böyle düşünerek,

Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.

Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

Bu, böyle sürüp gider.

Ama birbirlerinden habersizdirler.

Nihayet akşam olur.

Karanlık basar.

Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

Hatta azalmıyor bile.

Hak teala bu hali çok beğenir.

Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...

Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.

Ş
aşarlar bu işe...

Aksine çoğalır buğdayları.

Dolar taşar ambarları.


 

 

 

Bugün 'Bereket' denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir.

 


felsefe     27.06.2010 10:42:32
Google Adwords Kullanım Şartları

Deneme kuponunun kullanımı aşağıdaki kayıt ve şartlara bağlıdır:

Deneme kuponu, sadece adwords.google.com.tr adresi üzerindeki çevrimiçi kayıt işlemini tamamlamış ve hesabını kupon kodu girildiği tarihten en fazla 14 gün önce oluşturmuş yeni AdWords kullanıcıları için geçerlidir.

Bir AdWords kullanıcısı sadece bir deneme kuponu kullanabilir. Google AdWords’ün ve deneme kuponunun kullanılması, söz konusu hesaptaki reklamların onaylanmasına, geçerli bir şekilde kayıt yapılmasına ve şu anda yürürlükte olan Reklamcılık Şartlar ve Koşulları'nın kabul edilmesine bağlıdır.

Kupon değeri, kupon kodunuzu ve faturalandırma tercihlerinizi hesabınıza girmenizi takiben yeni AdWords hesabınıza otomatik olarak işlenecektir.

Eğer Faturalandırma Tercihleri'nde sonradan ödeme yöntemini ( Kredi Kartı ile ) seçerseniz, (şu anda 7 YTL olan) hesap etkinleştirme ücreti, kupon kodu hesabınıza işlenmeden önce bu kodun değerinden ( 100 TL - 7 TL = 93 TL. ) düşülecektir.

Eğer önceden ödeme yöntemini seçerseniz ( Banka Havalesi veya Kredi Kartı ), kupon değeri hesabınıza işlenmeden önce hesabınızı aktif hale getirmek için minimum bir ilk ödeme ( min. 14 TL. ) hesabınıza yüklemeniz gerekir; hesap etkinleştirme ücreti de ( 7 TL ) bu ilk ödemenizden alınır.

Kupon değerini aşan her türlü reklamcılık masrafı için ücretlendirilirsiniz.

Tahakkuk edebilecek bütün vergilerden de kullanıcının kendisi sorumludur.

Eğer kupon değerini kullandıktan sonra daha fazla harcamada bulunmak istemiyorsanız, hesabınızı takip etmeli ve kupon değerini tam anlamıyla tüketmenizden önce ya da tüketir tüketmez kampanyanızı durdurmanız ya da silmeniz gerekmektedir.

Deneme kuponu bir başkasına devredilemez, satılamaz ya da takas edilemez.

Deneme kuponu sadece faturalandırma adresi Türkiye'de olan müşteriler için geçerlidir. Eğer Google AdWords hesabınız, Deneme kuponunuzun verildiği para biriminden başka bir para birimine sahipse, kredinin gerçek tutarı döviz kuru dalgalanmalarına tabi olabilir. Google, hesabınızın oluşturulmasıyla ilgili sizinle kuponunuzu almak için sağladığınız iletişim bilgileri üzerinden bağlantıya geçebilir.

Deneme kuponu teklifi, Google Ireland Limited ve/veya ülkenizde AdWords hizmetini sunan bağlı bir şirket tarafından herhangi bir sebeple ve herhangi bir zamanda değiştirilebilir ya da geri alınabilir.
Deneme kuponu teklifi, kuponunuzu içeren medyanın ilk basıldığı tarihten 3 ay sonra sona erer.

Fiili son kullanma tarihi ise kuponun üzerinde belirtilir. Kanunlarca yasaklanması ya da kısıtlanması durumunda kupon geçersizdir. Google ve AdWords, Google Inc ticari markalarıdır; ABD ve diğer ülkelerde kayıtlıdır. Bu deneme kuponunu kullanabilmeniz için, bu şartlar ve koşulları kabul etmeniz gerekmektedir.


internet     27.06.2010 10:40:23
Web Sitenizi Oluştururken Bilmeniz Gerekenler

İnternet: Değişen dünyanın formülü.

Sanat, eğitim, aile, iş dünyası... Kamusal ve ticari hizmetlerden, siyasi ve toplumsal alana kadar her yerde varlığını hissettiren internet, hiç kuşkusuz insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından biri.

Eğer internete biraz olsun aşinalığınız varsa, sizin kafanız da en az diğer kullanıcılar kadar karışık olmalı. Haklısınız; anlamlı veya anlamsız, derin veya yüzeysel, görsel, işitsel, teknik veya eğlence amaçlı... Bilginin böylesine cömertçe ve her koldan dağıldığı internet adı verilen sanal uzayda kaybolmak içten bile değil.
Belki de bu internet işine yabancısınız. Uzun zamandır göze alamadığınız bir dizi harcamayı henüz gerçekleştirebildiniz; kendinize bir bilgisayar aldınız, gerekli yazılımları yüklediniz ve bir de internet hesabı açtırdınız. O halde içinde her şeyin bolca bulunduğu, uçsuz bucaksız bir dünyaya hoş geldiniz.
Kısa bir süre sonra bugün olduğunuzdan çok daha seçici bir insana dönüşeceğinizi tahmin etmek hiç de güç değil. İnternette gezindikçe ihtiyaçlarının uygun sayfalarla karşılaşacak, bir süre sonra aynı sayfalara sık sık dönüp bakma ihtiyacı hissettiğinizi fark edeceksiniz. Zaman geçtikçe hoşunuza gitmeyen veya sizi rahatsız eden şeyleri de bir bakışta tanıyacak, saniyeler içerisinde kararınızı vererek o sayfaları kaderlerine terk edeceksiniz. Ne de olsa internet demek, özgürlük demek; sizin özgürlüğünüz...
Belki sizin veya şirketinizin bir web sayfası çoktan beri var. Ya da uzunca bir süredir bunu planlıyorsunuz. Veya bu yazıları okuduktan sonra siz de kendi kişisel ya da ticari web sitenizi hazırlamak için kolları sıvayacaksınız. Harika! Bir sayfa hazırlamak ya da en azından internetin işleyişini pek çok insandan daha iyi kavrayabilmek için öğrenmeniz gereken farklı şeyler olacak. Yorulacağınız kesin; ancak iyi vakit geçireceğinizi de garanti ederiz. Web Sitenize başlangıç yaparken, bir tek şeyi kesinlikle aklınızdan çıkarmamanızı öneriyoruz; bir kullanıcı olarak tecrübelerinizi.

İçerik ve sunum.

World Wide Web'in ilk zamanlarında web tasarımı ile ilgili en çok tartışılan konulardan birisi, içerik ve sunumun rolleriydi. Elbette içerik derken web sayfanızın bir parçası oluşabilecek her şeyi kastediyoruz.
O zamanlar için bu sorunun cevabı oldukça basitti; içerik. Zira internet ortamı, teknik sınırlılıklarla doluydu ve web tasarımı dediğimiz, birkaç HTML kodunu bir araya getirmekten çok farklı bir süreç değildi. Bugün ise durum oldukça farklı.
Webin özellikle son on yılda kaydettiği hızlı gelişime bakılacak olduğunda içeriğin önemini hala koruduğunu, ancak sunumunda eşit derecede önem kazandığını görüyoruz.

Web tasarımı nedir, tasarımcı kimdir?

Web tasarımı, pek çok insan için henüz keşfedilmemiş bir ajan. Milyonlarca internet kullanıcısı, nihai ürün olarak kabul edebileceğimiz web sayfalarının oluşturulma süreci hakkında bilgi sahibi değil. İşin ilginç yanı, web tasarımını meslek edinmiş pek çok insan için de bu süreç, hala pek çok sır barındırıyor. Web tasarımcıları için; kim olduklarını, ne yaptıklarını, amaçlarına nasıl ulaştıklarını veya neden başarısız olduklarını açıklayabilmek, her zaman için çok kolay değil. Ancak pek çoğunun hemfikir olacakları düşünce, web tasarımının hem heyecanlı hem de hayal kırıklıklarıyla dolu bir süreç olduğudur. Çünkü internetin temel kavramı olan standartlar; hayal gücünün önüne geçebildiği gibi, yaratıcı sürece katkıda da bulunabiliyor.

Bugün için web tasarımıyla profesyonel anlamda ilgilenen çoğu insanın, çok farklı disiplinlerden geldiklerini söylemek mümkün. Sizin asıl mesleğiniz de öğretmenlik, doktorluk veya bankacılık olabilir. Asker, esnaf, öğrenci veya yönetici olabilirsiniz. Veya belki internet hobinizi oluşturuyor; özel ilgi alanlarınız var ve siz de sesinizi web aracılığı ile dünyaya duyurmak istiyorsunuz.

Bugün internet, sayısız özelliğinin yanı sıra devasa bir pazar olarak da dikkati çekiyor. Küçük ticari girişimlerden çok uluslu firmalara kadar pek çok şirket, web'in etkili ve ekonomik yapısını, e-ticaret olarak da adlandırılan pazarlama faaliyetlerini yürütmek için kullanıyor. İnternetin özellikle küçük işletmeler için taşıdığı önemi kanıtlayan sayısız örnek mevcut. " I kiss you " sloganıyla, kişisel web sitesine milyonlarla ifade edebileceğimiz ziyaretçiyi çekmeyi başaran "İnternet Mahir" fenomenini hatırlayın.

Ticaret ve pazarlamaya ilişkin yeni anlayışların oluşmasına yol açan e-ticaret, önümüzdeki yıllarda herkesin yakından tanıdığı bir kavram olacak gibi görünüyor. Uzmanlar, şimdiden bu yeni ekonomiye geçişin hazırlıklarını yapmaya başladılar bile.
E-ticaretin yaygınlaşmasıyla beraber, bilgi teknolojileri odaklı yeni eleman ihtiyacının da artacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. İşletmeler arasındaki rekabetin büyük önem kazandığı günümüzde ayakta kalmak isteyen kuruluşların, kendilerini bu yeni ekonomiye hazırlamakta daha fazla gecikmemesi gerektiği ortada.
Internetin kullanıcılarına sunduğu yeni ufuklar Web tasarımı, sadece on yıl içerisinde büyük bir mesafe katetti. Avuç içi bilgisayarlardan cep telefonlarına kadar pek çok yeni teknolojiye taşınarak günlük hayatımıza biraz daha nüfuz eden her gün yeni bir teknolojiden ve yeni bir yazılımdan söz ediliyor.

Kullanışlı bir web sitesi hazırlamak.

Kullanışlı bir web sitesi hazırlamak için bol miktarda para ve zaman harcamanız; sorgusuz sualsiz başarıya ulaşacağınız anlamına gelmez. Siteniz yeterince kullanışlı değilse, diğer tüm etkenlerin hiçbir önemi kalmayabilir.

En güzel tasarım, en mükemmel yazılım ve en şairane içerik bir araya geldiğinde; karşınızda en kusursuz siteyi bulacağınızın bir garantisi yoktur. Nefis bir pirzola, enfes bir çikolata ve taze bir çilek bir araya geldiğinde ortaya çıkacak olan yemeğin tadı arzu edilenden bir hayli farklı olabilir.

Dolayısıyla doğru parçalar, doğru şekilde ve en önemlisi hedef kitlenizin beklentileri ve beğenilen doğrultusunda bir araya getirilmelidir.

"Kullanılabilirlik" dediğimizde, bir arada düzgün çalışan parçalardan oluşmuş ve ortalama bir yetenek ve tecrübe seviyesine sahip bir kişinin rahatlıkla kullanabileceği bir şeyi kastediyoruz.

Bu bir internet sitesi, bir traktör, hatta yürüyen merdiven için bile geçerlidir. Eğer ortalama biri kullanmaya çalıştığında başarısız oluyorsa, o şeyin kullanılabilirliği düşüktür.

Bu açıdan baktığınızda, internet sitenizin kullanılabilirliğinin yüksek olması çok önemlidir; çünkü siteye hayat katan ziyaretçilerdir. Siteye girip hızla hayal kırıklığına uğrayan ziyaretçiler, bir süre sonra sitenize gelmez olurlar ve onca emek çöpe gider.

Tekrar ve basitlik.

Küçükken seyrettiğiniz programları hatırlıyor musunuz? Örneğin Susam Sokağı ve benzeri çocuk programlarını? Küçüklüğünde televizyona düşkün olan hemen herkesin aklında, o zamanlar seyrettiği bir programdan kalma bir şarkı veya tekerleme vardır. Tüm bunların yıllar sona bile hatırlanabiliyor olması, aslında o kadar da şaşırtıcı değildir. Çünkü çocuk programlarının herhangi bir şeyi öğretmek veya çocukların ilgilenmesini sağlamak için kullandıkları en büyük silah tekrardır. Aklınızda kalmış olan tekerlemeyi o zamanlar o kadar çok duymuşsunuzdur ki, hala aklınızdan çıkartamamışsınızdır. (Örneğin "çek, çek kürekleri" size bir şey ifade ediyor mu?)

Çocuklar kafalarını karıştıran, anlamadıkları şeylerle fazla vakit kaybetmeyi sevmezler. İlgilerini çabuk kaybederler. Bu nedenle o programların en büyük ikinci silahları ise basit olmalarıdır.Yıllarca "çek, çek kürekleri" şarkısını duymuş bir çocuk büyüdüğünde ve artık erişkin bir birey olduğunda, doğal olarak izledikleri ve dinledikleni de değişiyor. O zamanlar Susam Sokağı'nı seyreden çocuk, bu kez Kurtlar Vadisi'ni seyretmeye başlıyor. İkisi birbirinden ne kadar farklı değil mi? Aslında değil! Aynı iki kural hala geçerli. Tekrar ve basitlik. İşte size aslında hiç büyümediğinizin kanıtı: 5 yaşındayken ve 25 yaşındayken seyrettiğiniz farklı programlar aslında aynı temel üzerine kurulu. Bugünün en popüler dizilerinde basit şeylerin defalarca tekrar edildiğini görebilirsiniz. Üstelik istisnalar hariç çok kafa karıştırıcı yapıları da yoktur ki, başka bir şeyle uğraşırken bile takip edilebilsin (şimdiye kadar hiç kafasını örgüsünden kaldırmış şekilde Brezilya dizisi seyreden bir ev hanımı gördünüz mü?)

İnternet sitelerinden bahsederken de basitlik kuralı geçerliliğini koruyor. Hatta bunun kullanılabilirliğin en önemli kuralı olduğunu bile rahatlıkla söyleyebiliriz. İyi bir internet sitesine sahip olmanın en önemli kurallarından birisi; ziyaretçiyi çok fazla düşündürmeye sevk etmeyen, kafasını karıştırmadan aradığına ulaşmasını sağlayan bir yapı üzerine kurulmuş olmasıdır.

Anlaşılabilir ifadeler kullanmayı ilke edinin.

İnternette, aradığınıza ulaşmanın yolu her zaman kolay olmalıdır. İnternetin ve kullanıcılarının doğası gereği karmaşık yapılar, genellikle büyük hüsranlar doğurmaya meyillidir.

Eğer ziyaretçinizin sitede amacına ulaşmasını zorlaştırırsanız, sitenizde edineceği tecrübeden alacağı hazzı da zora sokmuş olursunuz. Ziyaretçiniz ne kadar uzun süre düşünürse, kafasında soru işaretlerinin sayısı da o kadar artar, Bu durumda karar vermesi zorlaşır. Sizin göreviniz, ziyaretçinin kafasında soru işareti belirmesini önlemektir. Kullanıcının kafasında oluşan her soru işareti, onu yapması gerekenden bir adım daha uzaklaştırır. Eğer aynı sitede pek çok soru işareti görecek olursa, sonunda iyice kafası karışacak ve en kısa sürede sitenizi terk edecektir.

Aynı durum kullanıcının nereye tıklayacağını kestirememesi durumunda da yaşanır.

Ziyaretçileriniz nerede olduğunu bilmek ister.

Hedefıniz; her sayfanın kendi içeriğini açık ve net bir şekilde, hem de bir bakışta açıklayabilmesi olmalıdır. Ziyaretçi sadece siteye girdiği anda değil, site içerisinde gezerken de nerede olduğunu kolayca kavrayabilmelidir. Burada bir kez daha basitlik konusu ortaya çıkıyor. Her sayfa o kadar basit olmalı ki, sayfa yüklendiğinde ziyaretçi artık nerede olduğu hakkında ikinci kez düşünmemeli.

Bazı durumlarda sayfanın kendini açıklayabilmesi zor olabilir,özellikle de orijinal bir fikriniz veya konseptiniz varsa, ortaya çıkardığınız bu yaratıcı fikir kullanıcının önceki tecrübeleri ile örtüşmeyebilir ve bu durumda ziyaretçinin kafası karışabilir. Kesinlikle yeni fikirleri denemek için hevesinizi kırmak istemiyoruz; ama asıl önemli olan, ziyaretçinin karşısında gördüğü şeyden memnun olmasıdır. Bu yüzden, olaylara her zaman ziyaretçinin gözünden bakmalısınız. Hazırladığınız sayfa, yepyeni fikrinizi uygulamanız sonucunda kendini açıklayamıyorsa, en azından "kendini anlatmasını" sağlayabilmelisiniz. Sayfa üzerindeki öğelerin yerleşimi doğru seçilmiş metinler ve ustaca hazırlanmış metinler yardımıyla ziyaretçinin çok kısa bir süre için kafasında oluşabilecek soru işaretlerini yok edebilirsiniz.

Kendinizi ziyaretçilerinizin yerine koymayı unutmayın.

Bir internet sitesini hazırlarken en sık yapılan hata; siteyi hazırlarken ekibin kendi duygu, düşünce ve beğenilerini ön planda tutup çalışmalarını ona göre yapmasıdır. Fakat dikkatinizi çekmiş olabileceği gibi, biz burada öncelikle ziyaretçiyi düşünüyoruz. Türk Dil Kurumu'nun tabiriyle "duygudaşlık" veya son dönemin popüler tanımıyla "empati kurmak", işte ne yapıyorsanız yapın, ihtiyacınız olan en önemli şeyler den biri bu. Günlerinizi verdiğiniz bir işi hazırlarken, sitenize duygusal bir bağ kuracağınız kesin; ama muhtemel bir başarı, o bağdan sıyrılıp asıl hedef kitlenizin konuyu ne şekilde algılayacağını düşünmeye başladığınızda gelecektir. Bunu yaparken de, sitenizin ziyaretçisinin "ortalama bir kişi" olduğunu hesaplamanız gerekli. Şu anda, sadece Türkçe içerikli internet sitesi adedi bile milyonlarla ifade ediliyor. Bu kadar çok site arasında sizin hazırladığınız konu ile ilgili rakipleriniz olduğu da kaçınılmaz. Üstelik, yarın rakiplerinizin sayısı daha da artacak çünkü internet üzerindeki rekabet her geçen gün daha da kızışıyor. İnternetin,insanların kendilerini kitlelere ifade etmenin veya tüketicilere ulaşmanın en kolay ve ekonomik yolu olduğunu düşünürsek; bu rekabetin çok daha kızışacağını söylemek de yanlış olmaz.

Şunu unutmamalısınız ki; rekabet her zaman sadece bir tıklama mesafesinde. Eğer ziyaretçileriniz mutsuz olurlarsa, ilgilerini çekecek başka bir yere gitmeleri uzun sürmez. Bir ziyaretçiyi sitenize çekmenin kolay olmadığını biliyorsunuz, peki onların sitenizden ayrılması ne kadar kolay olabilir? Mutsuz bir ziyaretçinin sitenizi terketme hızı ancak ışık hızıyla ölçülebilir.

Onları sitenizde tutmanın en önemli yöntemi ise ne istediklerini bilip, kendinizi onların yerine koyup, onları mutlu etmektir. Fakat ne yazık ki, yapmanız gerekenler bununla bitmiyor.

Ziyaretçilerinizi tanıyıp, onların alışkanlıklarını göz önünde bulundurduğunuz durumlarda bile bu yeterli olmayabilir. Bu sadece kullanılabilirlikle ilgili önemli kurallardan birisi.

Acı gerçek: Sadece 1 saniyeniz var.

Günümüzde internet siteleri önemlerini iyice arttırdı. Böyle olunca hem internet sitesi adedi, hem de kullanıcı sayısı hızla arttı. İnternet, interneti oluşturanlar tarafından yaratılmıştı ama günümüzde artık interneti kullananlar tarafından şekillendirildiğini kabul etmemiz gerekiyor.

Geçtiğimiz yıllar içerisinde interneti yaratan insanların, internet sitelerini hazırlarken düşündüklerinin pek de doğru olmadığı ortaya çıktı. Bir internet sitesi tasarlarken her bir alanını ince ince işleyip, her yerinin aynı değerde önemli olması sağlanmaya çalışılır. O sayfayı ziyaret eden kişi için bakılacak pek çok görsel, okuyacak pek çok metin hazırlanır. Her bir sayfa özenle okunacağı için, her şeyin düzenli olması gereklidir.

Fakat ne yazık ki ziyaretçiler; web sitelerini, hazırlayanlar gibi algılamazlar. Eğer şanslıysanız kullanıcı ne yapacağına karar verene kadar, yeni bir sayfada 1 saniye kadar duraklar. Sadece 1 saniye. Çok şanslıysanız, bu belki 2 saniye olabilir.

Şöyle de söylemek mümkün; sizin her bir detayını ince ince tasarladığınız, haftalarca üzerinde uğraştığınız sayfanız kullanıcı tarafından sadece 1 saniye içerisinde tüketilir.

Bu kısa süre içerisinde, kullanıcı, ilgisini çekecek bir şey veya aradığı bir şeye bakınır. Bulur veya bulduğunu sanır ama 2. saniyeden sonra artık orada değildir. Yani sayfanın çok büyük bir bölümüne bakmamıştır bile.

Arabayla geçerken billboard ilanlarını görmüşsünüzdür. O tip ilanlar saatte 9O kilometre hızla giden bir arabadan 1-2 saniye içerisinde algılanabilmesi mantığı ile tasarlanır. Size garip gelebilir ama internet siteniz için de temelde aynı mantığı kullanmanız gerekir.

Doğal olarak, bu işler aslında bu kadar basit değildir. İnternet sitenizin türü, kullanıcının ne aradığı ve ne kadar acelesi olduğu gibi etmenler de önemlidir. Ancak, web sitelerinin büyük bir çoğunluğunun bu kriterlere dikkat edilmeksizin hazırlandığı da bilinen bir gerçektir. Bu sorunun tek sebebi, ziyaretçi alışkanlıkları hakkında yeterince bilgi sahibi olunmamasıdır.

Sitenizde yer alan her şeyi okuyacaklar mı?

Eminiz ki mükemmel bir yazarsınız. Eğer elinizde imkan olsa, en çok satanlar listesinde yer almanız işten bile değil. Bu yeteneğinizi de sitenizin ziyaretçileri ile paylaşmak istiyorsunuz. Onlara söylemek istediğiniz çok şey var, yazdıklarınız da güzel olduğu için, ziyaretçileriniz, her bir yazınızı durup okuyacaklar.

Ne yazık ki bu mümkün olmayacak. Çünkü kullanıcılar internet sitelerini nadiren "okurlar". Ziyaretçilerin tipik hareketi okumak değil ancak "göz gezdirmektir". Bu göz gezdirme sırasında da aradıkları veya ilgilerini çekecek bir şeyin peşinde olurlar. Gazeteler veya edebi siteler, bu istisnanın dışında tutulabilir ama ana sayfaları yine de bu kurala göre tasarlanmalıdır. O durumda bile aynı sayfaya göz atıp okumak istedikleri veya sizin okumalarını istediğiniz bir alt sayfaya yönlenirler.

Basılı yayıncılık yaygınlaştığından beri, "gözgezdirmek" insanlar için bir alışkanlığa dönüşmüş durumda, Gazetelere, dergilere ve hatta kitaplara bile okumadan önce göz gezdiririz. İlgimizi çekiyorsa okuruz. Çünkü her gördüğümüz, şeyi okuyacak kadar zamanımız ve sabrımız yoktur.

Bu yüzden, internet sitesinizi oluştururken, bu kuralı aklınızda bulundurmanız gerekir. Ziyaretçiyi bir yere yönlendimek istiyorsanız; bunu uzun bir metinle değil, belki de sadece bir ok sembolüyle yapmalısınız.

Seçeneklerinizi artırmak iyi bir seçim olabilir.

Eğer bir restoranın zengin menüsüne bakıyorsak belki, ama internet sitesinde ziyaretçilerin çok geniş bir seçenek yelpazesine ihtiyacı yoktur. İnternet sitesinin ne kadar hızlı tüketildiğinden bahsetmiştik. 1 veya 2 saniye baktığımız bir internet sitesinde, bize sunulmuş yirmi altı değişik alternatifin her birini değerlendirecek vaktimiz yoktur.

İnsanların karar verme alışkanlıkları hakkında ilginç bir gerçek şudur: İnsanlar genellikle en doğru seçeneği değil, ilk doğru seçeneği tercih ederler. Bu nedenle internet sitesini hazırlarken, ziyaretçinin ne yapmak istediğine dair geniş bir seçenek yelpazesi sunarak sitenizden daha büyük bir keyif alacağını düşünmemelisiniz. Seçenekleri sadeleştirerek, ziyaretçinin kendisi için en doğrusuna ulaşma şansını arttırmış olursunuz.

Zaten ziyaretçiler hemen hemen hiç bir zaman en doğru seçeneğin peşinde olmayacaklardır, onları tatmin edecek seçeneklerden birini arayacaklardır.

Her zaman daha iyi bir alternatif vardır.

İnsanlar eğer sitenizde aradıklarını bulamazlarsa, ilgilerini hızla yitirip başka bir yere gideceklerdir. En acısı, belki de aradıkları sizin sitenizde zaten vardı ama onlar bulamadılar. Bu durumda asla kullanıcıyı suçlayamazsınız, çünkü sitenizi siz hazırladınız ve eğer ziyaretçileri tatmin edemiyorsa sorun kesinlikle sizden kaynaklanıyordur.Yukarıda yazdıklarımız ancak kullanılabilirlik adına temel bilgilerdir. Daha fazlasını öğrenmek için; bu yazıdaki bilgileri, kendi tecrübeleriniz ile harmanlamanız gerekeceğini önemle hatırlatmalıyız.

Siteniz için doğru içerik.

İçerik olmadan internet siteniz hiçbir şey ifade etmez. Fakat bu gerçek, garip bir şekilde sıklıkla göz ardı edilmektedir. İşte, sitenize metinleri eklemeye başlamadan önce bilmeniz gerekenler.;

İnternet ortaya çıktığından beri, zaman içinde onunla ilgili pek çok şey değişti. Teknolojiler değişti, teknikler gelişti ve belki de en önemlisi kullanıcılar interneti önemli bir medya kanalı olarak kabul ederek, ona uyum sağlamaya başladılar. Önce kullanıcılar internete uyum sağladı; yeterli çoğunluğa ulaştıklarında ise interneti şekillendirmeye başladılar.

Nasıl bir site hazırlamanız gerektiğini belirleyen kurallar ise kullanıcıların alışkanlıkları ve beklentileri tarafından şekillendiriliyor. Bu yüzden onları tanıyıp, ne beklediklerini bilerek, ona göre davranmalısınız. Onlarla iletişim kurmak ve derdinizi anlatabilmek içinse metinlerine ihtiyacınız var. Geri kalan her şey çok iyi olsa bile, metinleri olması gerektiği gibi yazılmamış ve yerleştirilmemiş siteler zaman içinde kaybolup gittiler. Fakat ne yazık ki bu tip sitelerin yenileri hala çoğalıyor. Bu, kullanıcılar için kötü bir haber ama sizin için iyi.

Doğru metin yazmayı öğrenerek bu karmaşa içerisinde herkesin farkedebileceği, düzgün bir site ortaya çıkartabilirsiniz. Fakat bunun için kullanıcıların alışkanlıklarını, ihtiyaçlarını ve bunları nasıl tatmin edeceğinizi bilmeniz gerekiyor.

Ziyaretçiler okumaz, sadece göz gezdirir.

Herşeyden önce, işe çok basit bir gerçekle başlayalım: Kullanıcılar internet sitelerini okumazlar. Asıl yaptıkları şey göz gezdirmektir. Araştırmalar gösteri yor ki, bir internet sitesini baştan aşağıya okuyanların oranı sadece yüzde 16'dır.

Bunun pek çok farklı sebebi var; ama en basiti monitörden bir şeyler okumanın, her zaman için kağıttan okumaktan daha yorucu olması. Üstelik insanlar internette, kağıt üzerindekine oranla yüzde 25 daha yavaş okurlar. Ayrıca kullanıcılar, internette sürekli bir arama halindedirler. İnternet gazete gibi günlük değişen haberlerle dolu, sabit sayfa sayısına sahip bir mecra değildir. Ziyaretçiler sayısız sayfa içerisinde sadece kendi ilgilerini çekecek konulara ulaşmaya çalışırlar. İşte bu yüzden, internetin bel kemiğini oluşturan arama motorları son derece önemlidir. Ziyaretçilerin, aradıklarını bulana kadar sitenizde yazdıklarınızı okuyacaklarını ummak ise fazlasıyla iyi niyetli bir düşünce olacaktır.

Göz atılabilecek alanlar oluşturun ve az yazın.

Ziyaretçilerin sitenize sadece göz gezdirecekleri konusunda anlaştıysak, onlara bunu rahat rahat yapabilecekleri bir site hazırlayın. Paragraflar verin, paragrafların aralarını açın. Sütunlardan oluşan bir site hazırlayın. Böylece satır satır okumak yerine dikey olarak göz gezdirebilecekleri alanlar oluşturun. Emin olun, sitenizin içeriği ilgilerini çekmese bile, en azından sitenizden olumlu izlenimlerle ayrılacaklardır.

Zor iş: En kolay görünen kısım metinleri yazmaktır. Ama bu iş dışardan göründüğü kadar kolay değil.

Basit bir kural olarak şunu bilmeniz bile yeterli olur: Siteniz için yazdıklarınızın yarısını silebilirsiniz. Normal şartlarda basılı bir dergi veya gazete için yazacağınızın ancak yarısı kadarı bir sitede yer almalıdır. Zaten yazarlığın da önemli becerilerinden biri, anlatmak istenileni daha kısa halde anlatabilmektir. Böylece gereksiz kelime yığınları yerine sadece ve doğrudan mesajınızı iletebilirsiniz. Yukarıda bahsettiğimiz gibi sürekli arama halindeki ziyaretçiler aradıklarını bulduktan sonra da oyalanmayı sevmezler. Bir an önce gördükleri bilgiyi yutup bir sonraki siteye gitmek için sabırsızlanırlar.

Konuya hakim olun ve bol başlık kullanın.

Boş konuşan insanlar sevilmezler. Eğer konu hakkında yeterli bilgiye sahip değilseniz hiç konuşmamanız daha iyidir. Eğer konuyla ilgili eksikleriniz varsa, yazmadan önce bunları giderin.Ya da en azından eksik kaldığınız yönleri tamamlayacak alıntılar yapın. Alıntı yaptığınızda kesinlikle kaynak gösterin. Okuyucuları hafife almayın, sizin yazınız ile bir başkasınınkini ayırtedebilecek kadar akıllı olacaklarını unutmayın. Ayrıca alıntı yaparak kaynak göstermek, konuya farklı kaynaklardan araştırma yaparak hakim olduğunuz izlenimini uyandıracaktır.

Hedef  kitlenizin eğitim seviyesi ne olursa olsun, ilk olarak sadece başlıklara bakacaklardır, Kısa ve açıklayıcı başlıklar her zaman daha iyidir; çünkü bu sayede, bir bakışta konu anlaşılabilir. Okuyuculara neyi okumayabileceklerini ancak bu sayede gösterebilirsiniz, ama asla öğretemezsiniz.

Siz tüm yazının okunmasını istiyor bile olsanız, doğru başlıklar olmadan aradığını bulamayan mutsuz ziyaretçileriniz ışık hızında uzaklaşabilir. Bırakın ne okumak istediklerine onlar karar versin.

Kendinizi geliştirin ve Türkçe'yi doğru kullanın.

Sitenizde metin varsa ve siz yazacaksanız, bu sizin büyük bir yazar olmanız gerektiğini göstermez ama en azından ziyaretçilerinize derdinizi anlatabilecek kadar yetenekli olmanız şart. Yazmak sanıldığının aksine zordur; uzmanlık ve alışkanlık gerektirir. Siz bu göreve talipseniz kendinizi geliştirmelisiniz. Yayınlamayacak bile olsanız, zaman zaman yazı yazın.

Yeteneğinizi geliştirmenize yardımcı olacak kaynaklara göz atın. Yeteneğiniz olduğuna inanıyorsanız bile, yine de yazın ve okuyun. Dünyanın en yetenekli sporcuları antreman yapıyorsa, siz de yapmalısınız.

İnternetin sayısız faydasının yanı sıra belki de en büyük zararı dilimize oldu; kısaltmalar, şekiller ve ingilizce kelimelerle dolu yeni bir "şeyin" ortaya çıkmasına neden oldu. Evet, kabul ediyoruz bir yere kadar bu değişim gerekli ve sevimli de.

Ama siz hangi "de" nin ayrı yazılacağını bilmiyorsanız, tüm sevimlilik bir anda yok olacaktır. Eğer soru cümlelerinde "mi" yi ayırmıyorsanız ziyaretçilerinizin hışmına uğrarsınız. Sitenizin ciddiye alınmasını istiyorsanız Türkçe'yi doğru kullanmalısınız.

Güvenilirliğinizi arttırın ve yeniden yazmaktan kaçınmayın.

İnternette, sayısını bilmenin mümkün olmadığı kadar çok sayıda yazı var. Bunların çoğunun doğru ve güvenilir bilgiler olduğunu varsaysak bile, hala geriye milyarlarca şaibeli bilgi kalıyor. Böyle bir ortamda insanların her okudukları şeye sorgusuz sualsiz güvenip inanacaklarını düşünüyor musunuz?

İnanılabilir olmanız için, yukarıda  ki bahsettiğimiz konulara özen göstermek  zorundasınız. Örneğin ilk olarak yazdığınız konuya hakim olduğunuzu hissettirmelisiniz. İkinci konu ise görünüş... Hakkında hiç bir şey bilmediğiniz birisi ile ilgili ilk izleniminiz, onun gürünüşü doğrultusunda oluşacaktır. Bir internet sitesinde görünüş hem düzgün bir tasarım, hem de düzgün bir Türkçe ile gerçekleşebilir. İmla hataları ile dolu bir sayfada yaşamın sırrını bile verseniz kimse size inanmayacaktır.

İmzanızı kullanın ve zaman içinde o imzayı görenler, daha önce yazdıklarınızı referans alarak okuduklarına güvenmeye başlasınlar.

Angarya gibi gelecek ama bazen yeniden yazmak çok faydalı olabilir. Büyük yazarlar bile romanlarını yayımlamadan önce bir kez daha okuyup (veya okutup), gerekli gördüğü yerleri yeniden yazarlar. Asla üşenmeyin. Yazıyı bitirdikten bir süre sonra yeniden okuyun ve gerekliyse yeniden yazın.

Kaynak : Edutime Bilgi Teknolojileri Akademisi - CHIP  Kitap


internet     27.06.2010 10:39:52
Yeni Ticaret Kanunu ile Sermaye Şirketlerine Web Sitesi Zorunluluğu

Nedir ? Ne Yapılmalı ? Nasıl Yapılmalı ?

Yürürlüğe girmesi beklenen yeni Ticaret Kanunu 1957 yılından beri kullanımda olan mevcut Ticaret Kanunu'na göre önemli değişiklik ve reformlar getirmektedir. Bunlardan bir tanesi de her LTD.ŞTİ ve A.Ş. gibi sermaye şirketinin bir web sitesinin olması zorunluluğudur.

2005 başlarında Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve Prof. Dr. Ünal Tekinalp tarafından kamuoyuna açıklanan kanun taslağındaki bu önemli bölümün, şirket yöneticileri tarafından yeterince doğru anlaşılmadığı görülmektedir.

Son dönemde bazı işletmelerin yeni bir web sitesi edindiklerini veya mevcut sitelerini yenilettikleri gözlemlenmektedir.

Halbuki kanunda, "Her Sermaye Şirketinin Bir Web Sitesine Sahip Olması Zorunludur" da biraz daha fazlası ifade edilmektedir. Kanun incelendiğinde asıl amacın, sermaye şirketlerinin şeffaflaşmasını sağlamak olduğunu görmek mümkündür. Bu nedenle de "Olsun da, bir web sitemiz olsun" şeklinde yaklaşımlar ile "Ne yapalım, kanuni zorunluluk" diyerek, en kısa ve en hesaplı yoldan bir web sitesi edinip bu zorunluluktan kurtulma yaklaşımları her zaman işe yaramamaktadır.

Kanun tasarısı bu konuda oldukça açık ve anlaşılır olarak, bir şirketin web sitesinde nelerin yer alması gerektiğini açıkça ifade etmektedir. Bunlar şirketin bilançolarından, yönetim kurulu kararlarına kadar geniş bir yelpazeyi içermektedir. (Bknz. Kanun metni) Yani artık birini bulup iyi/kötü bir web sitesini bir defaya mahsus yaptırıp bir kenarda unutma dönemi kapanmaktadır. Animasyonlarla dolu, nerdeyse her tarafı oynayıp zıplayan, ancak üzerinde en ufak bir değişiklik yapmanın bile mümkün olmadığı Flash ağırlıklı sitelerin dönemi de bu nedenle kapanmaktadır.
Yeni dönemde; şirket yönetici veya çalışanlarının doğrudan müdahale edebileceği, her gerektiğinde içeriğinde gerekli değişiklik ve güncellemeleri yapabilecekleri ve kanunun ön gördüğü bir takım standartlara sahip web siteleri gerekmektedir.

Ayrıca devlet bu kriterleri karşılamayan şirketlerin yönetim kurulu üyelerine ve genel müdürlerine de hapis cezalarına varan yaptırımlar getirerek bu konuda ne kadar kararlı olduğunu da göstermektedir.

Peki, bu aşamada şirketlerin gerek maddi veya manevi zarar görmemesi, gerekse kanun karşısında zor durumda kalmaması için neler yapması gerekiyor?

Bugüne kadar web sitesi edinmede izlenilen genel yöntem, ya piyasadan, ya da eş dost vasıtası ve referansı ile birini bulup bir web sitesi yaptırmak olmuştur. Ancak bu yöntem herzaman işe yaramamaktadır. Çünkü başkasının yaptığı bir web sitesine -eğer web tasarımcısı değilseniz- siz müdahale edemez, üzerinde herhangi bir değişiklik yapamazsınız. Yeni kanun ise web sitenizde sıklıkla değişiklik yapmanız gereğini ortaya koymaktadır. Eğer her defasında bir web tasarımcısına mahkum olup, dert anlatmak, keyfinin olmasını beklemek, üstüne de para harcamak istemiyorsanız bu tip statik (değişmeyen) el imalatı web siteleri işinizi görmeyecektir.

Yapmanız gereken, üzerinde kendi kendinize ve istediğiniz her an, yani dışardan herhangi bir profesyonel desteğe gereksinim duymaksızın değişiklik ve güncelleme yapabileceğiniz "Kanunun Getirdiği Kriterleri Karşılayabilecek Niteliklere Sahip, Yönetilebilir, Güncellenebilir, Kolay kullanılabilen bir "Paket Web Sitesi çözümü" edinmektir.

Bu Çözüm size toplu olarak aşağıdaki özellikleri sunmalıdır;

1-) Kanunun talep ettiği ve sizin ihtiyacınız olan nitelikte bir Web Sitesi
2-) Kullanımı kolay Web Sitesi içeriği yönetimi
3-) İhtiyacınız olan Hosting ( Barındırma ) alanı
4-) E-mail hizmeti

Web çözümü edinmek üzere olan işletmelerin kafasını karıştıran bir başka unsur ise fiyatlardır. Teklif alma aşamasında gelen fiyatlar birbirlerinden çok farklı olabilmektedir. Ancak bu hal ısmarlama sistemler için geçerlidir. Çünkü ısmarlama sistemlerde hem yapılacak sitenin nitelikleri birbirlerinden çok farklı olabilmekte, hem de yapacak firmanın fiyatlandırma politikaları değişkenlik gösterebilmektedir. Buna karşın "Paket Web Sitesi çözümleri bilinebilir fiyat aralıkları ile bu yönde de çok daha kolay seçim yapma imkanı sunmaktadır. "Paket Web Sitesi çözümleri iki yöntemle satılırlar. Kiralayabilir veya satın alabilirsiniz. Kiralamalarda Aylık 25-75 TL veya yıllık 250-350 TL aralığındadır. Satın almalarda ise bu rakam, her sene standart Hosting ve Domain ücreti için ödenmesi gereken 50 - 150 TL lik bedeller dışında,  1.000-1.500 TL fiyat aralığındadır.

İşte bu noktada TR.com.tr yardımınıza yetişmektektedir. Hem kanunun talep ettiği, hem de diğer içerik özellikleri ile sizin de ihtiyaç duyduğunuz, profesyonel tasarım ve alt yapısı ile, hemen size ait bir Web Sitesine sahip olabilirsiniz.

Hem de yılda tamamı sadece *99 TL + KDV 'den başlayan fiyatlar ile...

Web Sitesi
Hosting
E-Posta
www.sirketisminiz.com web sistesi ismi 
isminiz@sirketisminiz.com vb. e-posta adresleri

Eğer halihazırda mevcut bir www.sizinisminiz.com, .net, .info, .org alan adınız var ise, bu alan adını size sunduğumuz yeni web sitenize yönlendirebilir, eğer mevcut değil ve böyle bir alan adı sahibi de olmak istiyorsanız www.sizinisminiz.com, .net, .info, .org gibi alan adını kayıt aşamanızda sorgulayarak , adınıza aracılığımız ile tescil ettirebilirsiniz.
Bu hizmetlerimizin tamamından, paketinizi her sene süresinde uzattığınız müddetçe istifade edebileceksiniz. Her sene sürenizin bitimine 30 - 15 ve 5 gün kala 3 defa, E-posta ve Cep telefonunuza SMS mesajı yolu ile tarafımızdan otomatik olarak, sürenizi uzatmanız için hatırlatma uyarıları gönderilmektedir.

Bu uyarılara rağmen eğer hala uzatmadıysanız, süre bitiminden 1 Ay sonra kullanmakta olduğunuz paketiniz otomatik olarak iptal edilmektedir.Bu süreyi de geçirmeniz halinde Web Sitesi + Hosting + E-Posta ve www.sirketisminiz.com vb.kullanımdan kaldırılmaktadır.

Aracılığımız ile adınıza tescil ettirdiğiniz  www.sizinisminiz.com, .net, .info, .org bir domain ismi mevcut ise , bu ismi istediğiniz başka bir sunucuya transfer edebilirsiniz.


işdünyası     27.06.2010 10:38:42
Sanal Mağaza Açmadan Mutlaka Bilmeniz Gereken 10 Altın İpucu

Sanal Mağaza Açmadan Mutlaka Bilmeniz Gereken 10 Altın İpucu

            Bilindiği üzere, her sektörde yaşanabileceği gibi birçok e-ticaret sitesi de yayın hayatına başladıktan kısa bir süre  faaliyetlerine son verebiliyor. Bunun nedeni; site sahiplerinin web sitelerinden yeterince randıman alamamaları, sürekli zarar etmesi, beklentilerin karşılanamaması, sitenin firmaya prestij kaybettirmesi veya maddi anlamda firmaya hiçbir katma değerinin olmaması gibi sebepler olabilmektedir.

            Bu nedenledir ki e-ticaret girişiminde bulunan bir firma hüsrana uğradıktan sonra bu sektöre yatırım yapmayı kesmekte ve hatta bir daha bu girişimi yapmaktan çekinebilmektedir. Oysaki bu başarısızlığın altında görünen sebeplerin dışında hiçte akla gelmeyen gizli sebeplerde yatabiliyor. Siz siz olun, e-ticaret sağlayıcınız hangi firma olursa olsun, mutlaka alacağınız hizmette olumsuzluklarla karşılaşmamanız için aşağıda işinize yarayacağını düşündüğümüz kriterleri göz önünde bulundurarak karar verin! Aksi takdirde maddi kayba uğramakla kalmayıp, iyi bir altyapı ile kazanabileceklerinizi de aynı anda kaybetme ihtimaliniz olabilir!

 

 

1. En Pahalısını Değil, Beklentilerinize En Fazla Yanıt Vereni Seçin!


Karar vermenizdeki kriterlerden belki de en önemlisi e-ticaret paketinin maliyeti. Bunun için mutlaka alacağınız tüm hizmetleri karşılaştırarak karar verin ve hizmet/ücret kıstasındaki en yüksek değere sahip firmayı tercih edin.

 

2. Hizmet Kalitesi=Sorunsuzluk


E-ticaret altyapınızı sağlayan firmanın geçmişini araştırın. Her sektörde olduğu gibi yeni veya henüz tecrübesi olmayan firmalar taleplerinizi karşılamakta zorlanabilir ve mağduriyetinize sebep olabilir. Dolayısıyla sizi yarı yolda bırakma ihtimalleri de çok fazladır. Web sitesinin geçmişlerine http://whois.domaintools.com gibi sitelerden sorgulayabilir birçok geçmiş bilgilere ulaşabilirsiniz. Bu nedenle mutlaka sektörde tanınmış ve ek iş olarak değil asıl işi e-ticaret olan firmalarla çalışın. Unutmayın web sitenizi rakipleriniz de dahil size güvenenlerde her an inceleyebilmekteler. E-ticaret sitenizle bu güveninizi perçinleyebilir veya mevcut güveninizi tahmin edemeyeceğiniz kadar zedeleyebilirsiniz! Bu nedenle yazılım seçiminizi titizlikle yapın…

 

3. E-Ticaret Kazandırır, Hem de Çok...


E-ticaretten kazanamam veya e-ticaret kazandırmaz diye düşünmeyin. İyi bir altyapı, her anında yanınızda olacak profesyonel bir ekip ve iyi bir reklam kampanyası ile hayal ettiğinizden fazlasını kolayca kazanmanız mümkün. İnternet üzerinden yapılan e-ticaretin her geçen yıl katlanarak arttığını ve 2008 de bu rakamın 8 Milyar TL(BKM verilerine göre) olduğu göz önüne alındığında sektörün ne kadar büyük bir pasta olduğunu kolaylıkla görebilirsiniz. Neden bu pastadan payınıza düşeni almayasınız?…

 

4. Kimle Çalıştığınızı Bilin


Size hizmet verecek firmanın öncelikle vergi mükellefi bir firma olup olmadığına, fiziksel bir iş yerine sahip olup olmadığına ve kurumsallığına bakın, onu yakından tanıyın. Ayrıca siparişlerinizde mutlaka fatura v.b evrakları talep edin. Çünkü ücretinizi ödedikten sonra, sadece ödediğiniz ücretle kalıp karşınızda muhatap bulamama gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz.

 

5. Önce Kullanın, Deneyin ve Sonra Satın Alın


Hizmet alacağınız firmanın sadece görsel demoları ile yetinmeyin ve bizzat alacağınız sistemi kullanmak isteyin. Satın almadan önce tıpkı otomobillerde olduğu gibi yazılımda da test sürüşü yapmanız, ilerde oluşacak sorunları baştan görmeniz açısından fayda sağlayacaktır! Yazılımı satın aldıktan sonra sitenizin görsel demo sitelerdeki gibi bir sistem olmadığını ve işlemlerin çok karmaşık olduğunu anladığınızda geç olabilir! Bu nedenle kullanacağınız yazılımı aldıktan sonra değil almadan önce detaylı olarak tanıyın.

 

6. Arama Motorlarıyla Ücretsiz Reklam Yapın


Sanal mağazanızı açtıktan sonra ihtiyaç duyacağınız en önemli aşama, ziyaretçilerin sizi bulması, sitenizi gezerek alışveriş yapmaları yani marketing kısmıdır. Google başta olmak üzere tüm arama motorları , arama sonuçlarında üst sıralarda çıkacak sitelerin, sevdikleri kodlama tarzında, arama motorları için optimize edilmiş sade bir sistemle düzenlenmesini isterler. Web siteniz SEO kriterleri olarak adlandırılan bu değerlemeleri tamamen gerçekleştirdiği takdirde üst sıralarda çok daha kolayca çıkabilmektedir. Sitenize arama motorları tarafından bu ziyaretçilerin uğrayabilmesi için sitenin kodlama altyapısı SEO uyumlu olarak düzenlenmelidir.

 

7. Geleceğin Yazılımı İçin Yarını Beklemeyin


Uzun araştırmalar sonucunda, ihtiyacınıza ve bütçenize uygun bir e-ticaret yazılımını buldunuz veya kendinize özel bir e-ticaret yazılımı hazırlatarak işe koyuldunuz. Ya daha sonrasında… Sürekli gelişen ve değişen teknoloji, hem son kullanıcıların hem de firmaların tercih trendlerini değiştirebilmektedir. Örneğin sorunsuz çalışan e-ticaret yazılımınız, bankanızın ödeme sistemindeki değişikliğinden dolayı kullanım dışı kalması veya 3D Secure modeli gibi yeni teknolojilerin devreye girmesi durumunda, yazılım güncellemesine ihtiyaç duyarsanız? Yazılımınız Web 2.0 gibi trendlere sahip mi? Bu ve bunun gibi durumlarda sizin için en hızlı şekilde ve en doğru güncelleme hizmet verebilecek firmaları tercih edin.

 

8. Referansları Detaylı Olarak İnceleyin


Satın almaya karar vermeden önce birde e-ticaret firmasının referanslarını inceleyin. Görünümlerin aynı tip olması sizi şaşırtmasın! Çünkü birçok e-ticaret sisteminde sadece renkler ve birkaç alana müdahale edebileceğinizden dolayı sitenizin benzerlerine internette sıkça rastlayabilirsiniz. Sitenize giren bir ziyaretçinin aynı görünüme başka bir sitede rastlama ihtimalini düşünün! Bu tip yazılımların markalaşma yolunda sizi getirebileceği noktalar her zaman bellidir. Bu nedenle yarınınızı düşünerek karar verin!

 

9. Teknik Destek ve Network

7/24’ler her zaman doğru olmayabilir! Web siteleri günün 24 saati yayında olması gereken mecralardır ve sizde hizmet aldığınız firmaya günün herhangi bir saati ihtiyaç duyabilirsiniz. Satın almadan önce mutlaka destek hizmetlerini ve web server uptime oranlarını kontrol etmenizde fayda var. Ayrıca kullandığınız yazılımın kodlarını, açık olarak paylaşan firmalardan yazılım satın aldığınızda oluşabilecek olumsuzlukları göz önünde bulundurmanızda fayda olacaktır. Sorumluluk sahibi firmalarla çalışmanız sizi başarıya ulaştırır.

 

10. Entegre Hizmetler

E-ticaret siteniz açıldı, ve ölçeğinizi arttırdınız… Sonrasında aldığınız hizmetler için pakete ödediğinizin kat kat daha fazlasını ödemek zorunda kalabileceğinizi düşündünüz mü! Alacağınız paketleri mutlaka detaylı olarak inceleyin. Sonrasında alacağınız ekstra hizmetler ve yıllık hizmet yenileme bedelleri için astronomik rakamlar ödemeyin. Örneğin kredi kartı ile satış yapmak istediğiniz sanal pos hizmeti bulunuyor mu? Bu pakete geçmek için ne kadar ödemeniz gerekiyor? Bandwidth kotası nedir, kotayı aşmanız halinde ödeyeceğiniz ücretler nelerdir? Bunun gibi ekstraları, mutlaka analiz etmenizde fayda olacaktır.


internet     27.06.2010 10:37:27